
Tür: Dram, Shoujo, Bilim Kurgu
Yönetmen: Tetsuo Imazawa
Yayınlanma Tarihi: 1976-1979
Seslendirmenler: Inoue Makio, Inoue Kazuhiko, Tomiyama Kei, Morin Amélie
Bu hikaye yetim bir kız olan Candy'nin hayatını anlatmaktadır. Güzel, iyimser ve sıcak kalpli bir kızdır. Küçük bir çocukken, Pony'nin Evi isimli bir yetimhane de kalmıştır. Annie isminde çok yakın bir arkadaşı vardır. Yetimhanenin arkasındaki tepede "Tepe'nin Prensi" isminde biriyle tanışmıştır. Hayatındaki en önemli kişilerdendir. Leagan ailesi tarafından kabul edilmiştir ve yetimhaneden alınmıştır. Fakat Candy'i bekleyen kötü kalpli Neil isminde biri ve onun kız kardeşi Eliza vardır. Bir gün, gül bahçesinde bir çocukla tanışır, çocukluğunda tanıştığı "Tepe'nin Prensi" ile aynı kişidir. İsmi Anthony'dir. Bundan sonra kendisini bekleyen fantastik hikayeler başlar.
Ana Karakterler
Candice White Adley "Candy"
Pony'nin Evi isimli bir yetimhanede büyümüş yetim bir kızdır.Altın sarısı saçları, yeşil gözleri ve çillerle dolu komik bir yüzü vardır. Çok iyi yürekli, yardımsever, iyimser, neşeli ve aşağılık kompleksi olmayan bir kızdır. Bir çok sıkıntıyla karşı karşıya gelir. Fakat Candy hiçbir zaman üzgün olmaz; daima neşeli, çalışkan ve iyimser bir kızdır.
William Albert Adley
Albeth doğayı, hayvanları ve seyahat etmeyi sever. Terk edilmiş yerlerde kalır; dışarıda kalmak için bu yolu kullanır. Başı dertte olduğu zamanlarda Candy'i bulur.
Anthony Brown
Cornwell ailesinin kuzenidir. Çok naziktir aynı zamanda bir prens olarak gözükebilir. Annesi vefat ettiği zaman çok gençti ve babası bir denizciydi. Hobisi bahçede gül dikmektir. Bunun sebebi ise annesinin ölmeden önce gülleri çok sevmesidir. Hatta Candy'nin doğum günü için "Candy" isminde bir gül yetiştirir. Ona doğum günlerinde her yıl çiçek vermeyi düşünmektedir.
Terrence G. Grandchester "Terry"
İngiliz soyludur ve gayri meşru olduğundan dolayı gizli tutulan bir çocuktur. Ünlü bir tiyatro oyuncusudur. Yakışıklı, yalnız ve çekingendir. Kendi başına her şeyin üstesinden gelebilen gayet rahat biridir. Candy ile Londra'nın saygın bir okulu olan Saint Paul'da tanışırlar. İlk başlarda birbirlerinden rahatsız olurlar ve sürekli didişirler. Fakat gün geçtikçe birbirlerini daha çok sevmeye başlarlar ve sonunda birbirlerine aşık olurlar.