Yıl 2047... Dünya, iklim değişikliklerinin getirdiği felaket ile perişan hale geldi. Uluslar, kalan son kaynakların hakimiyetini ele geçirebilmek için birbirilerine savaş açmış durumda. Güçsüz olanlar ya yok oldu ya da anarşinin pençesinde. Dünyaya düzen getirebilmek umuduyla Küresel Enerji Koruma Anlaşması(GEKA) imzalandı.
GEKA ile birlikte General Energy Cooperation (GEC) kuruldu. Kanun hükmüyle tüm kaynaklar GEC’e devroldu. Kaynaklarını devretmeyen şirketler ise teker teker yok oldu.
Gün geçtikçe güçlenen GEC, politik ilişkilerde de söz sahibi olmaya başladı. AT ordusunu kuran GEC karşısında duran tüm güçleri elimine etti. Dünyanın tüm kaynakları ile birlikte özel bir orduya sahip olan GEC artık dünyanın tek hakimi!
GEC’nin otoritesine karşı saldırılar günden güne arttı. GEC merkezine saldıran bir grup isyankar kendilerine Kara Bayrak Kuvvetleri adını verdi. Kara Bayrak Kuvvetleri gerçekleştirdikleri saldırıyı üstlenirken insanları bu kontrolsüz güce karşı birleşmeye davet etti.
Tarih Mayıs 2049’u gösterdiğinde GEC ordusu Kara Bayrak Kuvvetleri’nin merkezi olan Barış Tepesi’ni bombardımana tuttu ve Kara Bayrak Kuvvetleri ağır bir darbe aldı.
Şimdi zaman taraf seçme zamanı!
Gücü elinde tutan GEC Ordusu mu? Yoksa küllerinden doğan Kara Bayrak Kuvvetleri mi?